Hani bir adamın 30 küsür yaşındayken 65 yaşındaki haline yazdığı mektup vardı,bilen var mı bu hikayeyi?! Malesef bir şeyler aktarmaya çalışan ben ,aslında aktarma özürlüyüm ,bu sebeple hikayeyi benim haricimde birinden öğrenmeniz daha doğru olur, ama Hakkarimin ortamı için kendime unutmamam gerekenleri hatırlatmak amaçlı kayıtlara sanal da olsa birşeyler eklemek istiyorum.30 yıl sonra da olsa unutmamam gerekenler;
Ayrı bir kültüre ve hayat tarzına gidiyorsan, özellikle basının pompaladığı önyargılarını bir kenara bırak ve etrafa bir bak.Hepimiz ana rahmine düştüğümüz andan beri türlü renklerle,fikirlerle ve davranış tarzlarıyla donatılıyoruz ve ilkel reflekslerle doğuyoruz.Geçmiş üstüne ne kadar çöreklenirse de bunlardan sıyrılıp ,kibirini bir kenara bırak.Bırak ve bir hastanın ailesine kaçıncı çocuğu olduğunu sorduğunda, utanarak karıştırıyorsa yada doğum tarihi sorulduğunda 'geçen kurban ayı mıydı acaba?!'diye tam hatırlayamıyorsa,'eyvallah' de işine bak.Ama gecenin 03 ünde bu olaya gülümsemeyi de unutma.Gelen her hastanın senin geçmişinin bir parçasına ait olabileceğini ve belki de sana, senin için o çocuğun annesi için olduğundan daha bile önemli olabileceğini hatırla.Turkuaz suyun bir reklamı vardı,iyilik eden iyilik bulur gibi bir durum.Çok indirek yoldan, çok ince hesaplarla bezenerek karşımıza çıkan bir metafizik aritmetiği ve hesap hiç şaşmıyor.
Sınıra yakın bir yerden gelen marasmus bir hasta, anlaşılması için Afrika kıtasının aç kalmış, akbabaya ikram edilen meşhur resimdekinden fırlamış gibi bir çocuk diyebilirim , sana gelirse ,ailesi ne Türkçe ne Kürtçe bilmese de onu hastanede tut , tedavisi ,beslenmesi ve temizliği için çalış.Hemşirelerin de elinden geleni yapar bunu unutma.Bu arada aile ikinci gün kaçmak isterse güvenliği uyar ,aileyi de uyar.
Anne ve babadan çocuğun bilgilerini alırken akraba evliliği var mı sorusunu sorduğunda 'bu ne biçin soru!!' diyen bir şehir ortamında değil, herkesin herkesle uzaktan veya yakından akraba olduğu bir çevrede olduğunu unutma.20 yaşında geçirilen nöbetin altından bile çıkabilecek bu akraba evliliğine bağlı insidansi artmış bir metabolik hastalık ihtimalini de unutma tabi beraberinde.
Çocuklar için oyun alanı ve oyun parkı olmadığını unutma, senden çok daha fazla olan yaşam ve hareket enerjilerini kanalize edebilecekleri tek ortamın yüzlerini maskeyle sarıp, mahallede ateş yakıp, boya sıkan panzerlerden kaçmak olduğunu hatırla.Bu adrenalin Hakkarimin kayak yapılabilen ortamında organize ve disipline edilirse ,çığın önünde giden gözü kara kayakçılar çıkarır mı?,'çıkarır elbet' diyerek ortama Uzaylı Zekiye kıvamında bakmaya devam et!
Sana 'çok soyutsun' diyen olursa, alınma sakın.Somutu algılayamadığın için değil ilgini çekmediği için arka plana attığını hatırla.Hayal kurmayı da sakın unutma, etrafını biçimlendiren sıklıkla bu kabus ya da bu hayaldir,sadece bunun fazını 'eternal sunshine of a spotless mind' tarzında yakalayamamış olabilirsin.
Yediklerine de dikkat etmeyi unutma!
Yorumsuz bir yorum yapmak istiyorum.
YanıtlaSilne çok şeymiş unutmamam gerekenler...ben de öyle bir günlük tutmalıyım belkide...eline sağlık..mecburinin doktorları yazılarını eminiö daha çok takip edeceğim.devamını bekliyorum
YanıtlaSilokuyorum...başladık bakalım, takipteyim. Zaten takip etmemek hata olur. İnan soyutu yakalayabilmek beceri, gerisi zaten kolay canım.
YanıtlaSilÇocuklar ; zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkürler.
YanıtlaSil